Popüler filmler ve medya anlatıları, köpek balıklarını çoğu zaman “vahşi canavarlar” olarak sunuyor. Pek çok insan için onlar, denizin altındaki büyük korkunun cisimleşmiş hâli. Ancak güncel bilimsel veriler, bu algının büyük oranda yanıltıcı olduğunu gösteriyor.
Florida Doğa Tarihi Müzesi’nin Uluslararası Köpek Balığı Saldırı Dosyası’na (ISAF) göre, 2024 yılında dünya çapında sadece 69 köpek balığı saldırısı kaydedildi. Bu sayı, son beş yılın ortalaması olan 63’e oldukça yakın. Ayrıca 2024’te sadece 10 ölümcül vaka bildirildi.
Buna karşın insanlar yılda 100 milyondan fazla köpek balığını öldürüyor. Bu katliamın en büyük sebebi ise, yalnızca yüzgeçleri için yapılan avcılık. Smithsonian Ocean verilerine göre, her yıl 1,3 ile 2,7 milyon köpek balığı sadece yüzgeç çorbası için öldürülüyor. Yüzgeçleri kesilip okyanusa geri bırakılan bu canlılar ya boğularak ya da başka türlerce yenilerek hayatını kaybediyor. Bu uygulama, özellikle Asya’daki lüks tüketim kültürü tarafından teşvik ediliyor.
Jaws’dan önce Jaws’dan sonra
Köpek balıklarının “vahşi katiller” olarak tasvir edilmesinin en bilinen örneği Jaws filmi. Ancak filmin yazarı Peter Benchley, hayatının ilerleyen dönemlerinde bu imajı düzeltmek için köpek balıklarını savunan kampanyalar yürüttü. Çünkü gerçek şu: Köpek balıkları çoğu zaman merak nedeniyle saldırıyor. İnsanlar suya girip yüzdüğünde ya da sörf yaptığında, köpek balıkları onları av değil, alışılmadık bir obje olarak algılıyor. Çoğu saldırı, tek bir test ısırığıyla sınırlı kalıyor.
Selfie çekerken ölme ihtimaliniz daha yüksek
Selfie çekerken ölme ihtimali köpek balığı saldırısıyla kıyaslandığında şaşırtıcı derecede yüksek: 2011 ile 2017 arasında dünya genelinde 259 kişi selfie kazalarında hayatını kaybetti. Aynı dönemde köpek balığı saldırısı kaynaklı ölüm sayısı sadece 50. Yani elinizde telefon varken bir uçurum kenarındaysanız, suya köpekbalığıyla dalmaktan daha büyük risk altındasınız.
Yıldırım çarpması gibi doğal afetler bile köpek balığından daha ölümcül: Ortalama bir insanın yıldırım çarpmasıyla ölme ihtimali yaklaşık 1/80.000. Yani fırtınada yürüyüşe çıkmak, okyanusta yüzmekten daha büyük risk.
Daha da ilginç bir örnek verelim. Kafaya Hindistan cevizi düşmesi nedeniyle ölme ihtimali, köpek balığı saldırısından ölme ihtimalinden çok daha yüksek. Her yıl dünyada yaklaşık 150 kişi kafasına düşen hindistan cevizleri yüzünden hayatını kaybediyor. Yani bir tropik adada gölgede uzanırken üzerinize düşen bir hindistan cevizi, denizde sizi ısıracak bir köpek balığından daha “tehlikeli”.
Üstelik köpek balıklarının büyük çoğunluğu insanlara hiç saldırmıyor. Dünya genelinde bilinen yaklaşık 500 köpek balığı türünün sadece 30’u insanlara karşı herhangi bir saldırıda bulunmuş. Yani %95’i tamamen zararsız. Hatta en büyük köpek balığı olan balina köpek balığı, devasa boyutuna rağmen sadece planktonla beslenen uysal bir canlı.
Tam da bu noktada, kısa bir süre önce yüzüş sırasında köpek balığı saldırısına uğrayan açık su yüzücüsü Murat Öz’ün dediklerine kulak verelim. “Böyle bir şey başıma gelse bir daha suya ayağımı sokmam” diyenlere Murat Öz şöyle sesleniyor: “O köpek balığı beni Hawaii’nin 21 kilometre açığında buldu, üstelik gece vaktiydi. Yani bir köpek balığının seni bulması için 21 kilometre yüzmen ve gece vakti olması gerektiğini düşünebilirsin. Bunları yapabilecek misin, hayır. İşin özü, sen istediğin yerde ayağını suya sokabilirsin, merak etme karşına çıkmayacak.”
Küresel ısınma ve aşırı avcılık yine kötü rolde
Son dönemde; Datça, Antalya, Marmaris gibi tatil beldelerinin sahillerinde görülen köpek balıkları halkı korkuya sürüklüyor. Köpek balıklarının kıyılara bu kadar yaklaşmalarının sorumlusu da yine insanlar. Küresel ısınma ve aşırı avcılık gibi etkenler köpek balıklarının beslenmesini etkiliyor ve onları sığ sulara kadar arayışa sürüklüyor. Türkiye’de bir köpek balığı saldırısı vakası en son 2015 yılında Bodrum’da görüldü. 48 yaşındaki turistin bacağını hedef alan köpek balığının saldırısının sonucu ufak yaralardan ibaretti.
Köpek balıkları neden bu kadar önemli?
Bu canlılar, deniz ekosisteminin en üstündeki yırtıcılar ve ekosistem sağlığını koruyan kilit türler. Örneğin, bazı köpek balığı türleri deniz kaplumbağalarının aşırı otlamasını engelleyerek deniz çayırlarının korunmasına yardımcı oluyor. Bu çayırlar, karbon yutakları olarak iklim kriziyle mücadelede hayati öneme sahip. Köpek balıkları aynı zamanda mercan resiflerinin dengesini sağlar. Onlar azalınca otçul balıklar da azalır ve resiflerin yerini istilacı algler alır.
Köpek balıkları yüzyıllardır korkunun ve hayranlığın odağında olan canlılar. Ancak veriler bize gösteriyor ki, onlara dair korkularımız çoğu zaman abartılı ya da hatalı algılara dayanıyor. Her yıl ortalama yalnızca birkaç kişi köpek balığı saldırısı sonucu hayatını kaybederken aynı dönemde milyonlarca köpek balığı insan eliyle katlediliyor. Bu durum da “Köpek balıkları mı bizden korkmalı yoksa biz mi onlardan?” gibi bir soruyu ortaya çıkarıyor. Büyük beyazlar, kaplan köpek balıkları ve boğa köpek balıkları gibi türler nadiren saldırsa da bu olaylar genellikle merak veya yanlış tanımakla açıklanıyor. Öte yandan iklim değişikliği, aşırı avlanma ve deniz kirliliği gibi tehditler köpek balıkları için her geçen gün daha büyük bir tehlike oluşturuyor.
Köpek balıklarını yalnızca ölümcül avcılar olarak değil, deniz ekosistemlerinin vazgeçilmez parçaları olarak görmek, onlarla ilgili algımızı dönüştürmenin ilk adımı. Belki de gerçek tehdit, okyanusun derinliklerinde değil, kıyısında yaşayanlarda.