“Sıcaklıkların yükselmesiyle kene vakalarında artış görülüyor.”
Son dönemde bu cümleyi çokça duyar olduk. Evet, yaz aylarının içindeyiz artık. Tıpkı geçen sene, ondan önceki sene ve daha önceki senelerde olduğu gibi. Dolayısıyla sıcaklıklar artıyor. Ve fakat 2007-2008 sekansında 100’e yakın kişinin ölümüne neden olan keneler aradan geçen onca zamanın ardından tekrar gündem konusu oldu. Neden olarak önümüze “Sıcaklık artışı” konuluyor. Buraya bir şerh koyup şöyle demeliyiz aslında: “Ani sıcaklık artışı”. Bulaştırdıkları Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle ölümlere sebep olan kenelerin sayıca tekrar artıp her yerde görünmelerinin altında da yakından tanıdığımız bir gerçek var yani: İklim değişikliği.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedir?
KKKA, keneler aracılığıyla bulaşan viral bir hastalıktır. Oldukça ciddi olabilir ve bazı vakalarda ölümcül seyredebilir. KKKA hastalığının enfeksiyonuna, dünyada her yıl ortalama 10-15 bin insan yakalanıyor. Türkiye’de hastalığın ilk görülmeye başladığı tarih ise 2002. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2002 ila 2024 arasında geçen 22 senelik süreçte, 17 bin 132 vaka görüldü ve bunlardan 819’u maalesef hayatını kaybetti. Yani hastalığın ölüm oranı %5.
Dünya genelinde şu ana kadar kategorize edilebilen kene sayısı 900. Bunların çok azı insanlarda KKKA hastalığına neden olabiliyor. KKKA hastalığı açısından en riskli olan tür “Hyalomma” cinsi olarak adlandırılan keneler.
KKKA hastalığının belirtileri neler?
KKKA hastalığının başlangıç belirtileri; halsizlik, üşüme, titreme, yaygın vücut ağrısı, iştahsızlık, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları olmak üzere birçok enfeksiyon hastalığıyla benzerlik gösteriyor. Kene tutunmasından yaklaşık 1-3 gün içerisinde -ki bu süreç 10 güne kadar da uzayabiliyor- hastalık semptomları başlayabiliyor. Bazı hastalarda bulantı, kusma, ishal de görülebiliyor. %10-15 olarak ölçülen hastalığı ağır geçiren ve viral yükü fazla olan kişilerde ise kanama bulgularına rastlanabiliyor.
KKKA hastalığı, kesin tedavisi olmayan bir hastalık. Şu ana kadar etkin bir tedavisi ya da onaylanmış bir ilacı/aşısı mevcut değil. Hastaneye yatan hastalarda destek tedavisi adı verilen bir tedavi uygulanıyor.
2007-2008’den sonra yine gündemde
Keneler tekrar gündemde. En son 2007-2008 döneminde kendilerinden bu kadar fazla konuşmuştuk. O dönem 100’e yakın kişinin ölümüne sebep olmuşlardı. Şu anda da ölüm haberlerini maalesef almaya başladık. Peki ne oldu da kene sorunu bir kez daha hayatımızın merkezine oturdu?
Kene vakalarının altında tanıdık bir yüz: İklim değişikliği
İklim değişikliği ve ona bağlı olarak sıcaklıklarda yaşanan ani yükselişler kene vakalarının artmasındaki en büyük neden. Bakın konuyla ilgili araştırmalar yapan akademisyenler neler söylüyor:
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sırrı Kar: “İklim değişikliği, doğadaki düzeni bozarak hastalıkların çıkışını tetikledi. Kuş ve hayvan ticareti her zaman vardı, kene ve kene hastalıkları da bu yolla gelir. Ancak eskiden iklimsel uygunluk olmadığı için yerleşmeleri mümkün olmuyordu. Şimdi iklim değişikliği, bu türlerin yerleşmesi için fırsat oluşturuyor.”
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi ve Moleküler Entomoloji (MOLEN) Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Umut Toprak: “Kenelerin artışındaki en büyük etken iklim değişikliği. Özellikle sıcaklık değişimleri ve ani yükselişler, kenelerin hem üremesini artırdı hem de yumurta dönemleriyle genç dönemlerinin daha hızlı gelişmesine yol açtı. Bunun sonucunda da popülasyonlarla çok daha fazla karşılaşılmaya başlandı.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Entomoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan: “Kene vakalarındaki artışın en önemli nedeni sıcaklık yükselişi. Kenelerin eklem bacaklılar grubuna ait bir canlı. Bu canlıların vücut ısısı çevreye göre değişir ve sıcaklıktaki 1-2 santigrat derece artışlar popülasyonu 2-3 kat artırabilir.”
Unutmadan şunu ekleyelim: KKKA hastalığına neden olan kene türlerinin bitkisel üretime herhangi bir zararı yok. Kene paniğiyle ilaçlama yapıp çevreyi daha fazla kirletmeyelim.