Her gün internette gezinirken, bir şeyler araştırırken ya da sosyal medyada vakit geçirirken farkında olmadan ardımızda izler bırakıyoruz. İşte bu izlere “dijital ayak izi” deniyor. Peki, bu tam olarak ne anlama geliyor, neden önemli ve çevreye nasıl bir etkisi var?
Dijital ayak izi ne demek?
Dijital ayak izi, internet üzerindeki her hareketimizin kaydedilen bir izi gibi düşünülebilir. Bir gönderiye yorum yapmanız, bir alışveriş sitesinde ürün aramanız, hatta sadece bir web sitesini ziyaret etmeniz bile dijital ayak izinizin bir parçası. Kısacası, sanal dünyada yaptığımız her şeyin bir kaydı var. Üstelik bu sadece bireysel veri güvenliğimizle ilgili değil; aynı zamanda enerji tüketimi açısından da büyük bir anlam taşıyor.
Dijital ayak izimiz ikiye ayrılıyor:
Aktif Dijital Ayak İzi: Eğer bir şeyler paylaşıyor, yorum yapıyor veya bir e-posta gönderiyorsanız bilinçli olarak bir iz bırakıyorsunuz demektir. Sosyal medya paylaşımlarınız, forumlardaki yorumlarınız, çevrim içi formlara girdiğiniz bilgiler bu kategoriye giriyor.
Pasif Dijital Ayak İzi: Bazen farkında olmadan da iz bırakıyoruz. Örneğin, bir web sitesini ziyaret ettiğinizde, çerezler sayesinde sitenin sizi takip edebilmesi mümkün. Ya da aynı web sitesinde gezinirken IP adresinizin kaydedilmesi… Yani herhangi bir paylaşımda bulunmasanız bile internette dolaşırken arkanızda bir iz bırakıyorsunuz.
Dijital karbon ayak izi: Sanal dünya, gerçek emisyonlar
Dijital dönüşüm, iklim değişikliğiyle mücadelede ve karbon emisyonlarını azaltmada olumlu etkileri olan birçok fayda getirdi. Ancak dijital cihazların üretimi, kullanımı ve veri iletimi düşündüğünüzden daha fazla karbon emisyonuna neden oluyor. İşte tüm bunlara “dijital karbon ayak izi” deniyor. Yani dijital karbon ayak izi, internet kullanımımızın sebep olduğu karbon salımını ifade ediyor. Sunucuların çalışması, veri merkezlerinin soğutulması ve tıkladığımız her sayfanın yüklenmesi için harcanan enerji düşünülünce, internetin sandığımızdan çok daha büyük bir karbon etkisi olduğunu görebiliriz.
Sürekli teknolojik gelişmeler, verimlilik artışları, değişen tüketici alışkanlıkları ve benzeri sebeplerle, küresel karbon salımında dijital salımların tam payını kesin olarak ölçmek zor. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün şu anda küresel sera gazı salımının yaklaşık %1,5-%4’ünden sorumlu olduğu düşünülüyor.
Dijital ayak izimizin çevreye nasıl bir etki yarattığını şöyle örneklendirebiliriz:
- Bir e-posta göndermek 4g karbon emisyonu yaratabiliyor.
- 1 saat boyunca online video izlemek, bir ampulü 24 saat boyunca yakmaya eşdeğer enerji tüketebilir. Dijital ayak izinin büyük kısmı, büyük miktardaki video verisi nedeniyle video akışından kaynaklanıyor.
- Büyük veri merkezleri, bazı ülkelerin toplam enerji tüketimine yaklaşan miktarlarda elektrik harcayabiliyor.
Dijital ayak izini ve karbon ayak izini azaltmak mümkün mü?
Tamamen iz bırakmadan internette gezinmek neredeyse imkânsız ama hem kişisel verilerimizi korumak hem de karbon salımını azaltmak için yapabileceğimiz bazı şeyler var. Mesela:
- Sosyal medya hesaplarınızın gizlilik ayarlarını sık sık kontrol edin. Kimlerin paylaşımlarınızı görebileceğini siz belirleyin.
- Web sitelerinin size sunduğu çerezleri kabul etmeden önce neye izin verdiğinizi kontrol edin.
- Kullanmadığınız e-postaları ve abonelikleri iptal ederek veri merkezlerinin enerji tüketimini azaltabilirsiniz.
- Geçmişte kullandığınız ve unuttuğunuz sosyal medya hesapları olabilir ancak bunlar hâlen var ve kişisel bilgilerinizi saklıyor. Facebook, Instagram, Twitter veya TikTok gibi platformlardaki hesaplarınızı inceleyin ve artık ihtiyacınız olmayanları silin. MySpace veya Tumblr gibi eski platformlarda hâlâ adınıza bağlı veriler olabilir, bu yüzden onları da kontrol etmeyi unutmayın.
- Spam olarak nitelendirilen e-postalar, gereksiz verilerin enerji yoğun veri merkezlerinde depolanmasına neden olarak dolaylı yoldan enerji tüketimini de artırır. Ayrıca cihazlarımızın güvenliğini de tehlikeye atar. Spam filtrelerinizi etkinleştirin ve bu tür e-postaları silin.
- 4K yerine HD veya SD kalitesinde video izlemek ciddi enerji tasarrufu sağlayabilir.
- Video indirmek, akışa kıyasla çok daha az enerji yoğun bir işlemdir. Bu yüzden izleyeceğiniz videoları cihazınıza indirebilir ve sonrasında silebilirsiniz.
- Gereksiz dosyaları bulutta tutmayarak veri merkezlerindeki enerji tüketimini düşürebilirsiniz.
- Dijital detoks yapın. Böylece hem zihninizi dinlendirebilir hem de enerji tasarrufu sağlayabilirsiniz.
- Cihazlarınızı daha uzun süre kullanarak yeni cihazların üretiminden kaynaklanan enerjiden tasarruf edebilirsiniz.
- Cihazlarınızı kullanırken yenilenebilir enerji kaynaklarından (fotovoltaik, hidroelektrik, rüzgâr, biyokütle) elde edilen elektrik tercih edebilirsiniz.