Ekim, farkındalık demek. Önce bireylerin sonra toplumun meme kanseri hakkında bilgilenmesi, erken teşhis ve tedaviye erişim konusunda bilinçlenmesi demek. Bunları bir kenarda tutalım, bunlar önemli. Çünkü neydi? Erken teşhis hayat kurtarır.
Şimdi gelelim farkındalık sahibi olmamız gereken bazı diğer kritik meselelere. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Kanser Araştırma Ajansı’nın yaptığı son araştırmaya göre hava kirliliği meme kanseri vakalarında artışa neden oluyor. DSÖ’nün tahminleri, 2050’ye geldiğimizde 35 milyondan fazla yeni kanser vakası ile karşılaşacağımızı söylüyor. Ve tütün, alkollü içki tüketimi, obezitenin yanında hava kirliliği de bu artışa katkı sunan paketin içinde. Avrupa Kanser Dergisi’nde yayımlanan çalışma da bunu kanıtlar nitelikte bir sonuç ortaya koyuyor. Çalışmada 1990-2011 arasında meme kanserine yakalanan 2 bin 491 kadın ile kanser teşhisi konmamış 2 bin 984 kadının yaşam şartları, fiziksel ve biyolojik özellikleri, sosyal yaşamları gibi kriterler göz önünde bulundurulmuş. Bulgular ise ne yazık ki maruz kalınan hava kirliliğinin kanser riskini artırdığı yönünde. Bu yıllar arasında PM2,5* konsantrasyonlarında yaşanan her metreküpte 10 mikrogram artışla beraber meme kanserine yakalanma riskinin %28 arttığı tespit edilmiş.
*Gözle görülemeyecek kadar küçük ama insan ve çevre sağlığı için oldukça tehlikeli; toz, kir, duman ve sıvı damlacıkları dahil havada bulunan partikül maddelerin tamamına verilen isim. Aynı zamanda çapları oldukça küçük olduğu için akciğerlere de en çok zarar veren partiküllerdir.