Kadınların en temel haklarına mücadele etmeden ulaşabilmek için de mücadele etmek zorunda olduğu bir dönemde, kendini cinsiyet eşitliği üzerinden aklamaya, ön plana çıkarmaya ve bu meseleleri birer pazarlama aracına dönüştürmeye çalışan şirketlerin yaptığına “Genderwashing” diyoruz. “Purplewashing” de diyebiliriz, “Femvertising” de. Wikipedia’da karşılığını “Mor Yıkama” olarak bulabilirsiniz ancak henüz yaygınlaşmış bir terim olduğunu söylemek zor; Türkçesi için alternatif önerisi olanları bekleriz. Adına ne dersek diyelim, ürünlerinden tedarik zincirine, iş yerinde tacize karşı duruşundan ücret eşitsizliğine türlü türlü uygulamalarla kadınların çalışma hayatındaki varlığını hiç de kolaylaştırmayan şirketlerden duyunca “yemediğimiz” şeyler listesi oldukça uzun.
Farkındayız notu: Elbette verdiğimiz örneklerdekine benzer projeler yürüten / iletişim yapan her kurum genderwashing yapıyor demek istemiyoruz, bu bir hedef gösterme çabası değil. Aksine, bu konuları yalnızca kurumsal iletişimin veya pazarlama faaliyetlerinin bir parçası olarak gören ve yapabilecekleri çok şey varken yalnızca kelimelerle oynamayı seçen şirketler, gerçek çabaların da gölgelenmesine sebep oluyor; bunu biliyor bunu söylüyoruz.
Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranı %30 ve cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkları tüm eğitim düzeylerinde erkek lehine gerçekleşiyor. Aynı işi yapan kadın ve erkek çalışanlar arasındaki maaş farkı %20’lere ulaşmış durumda. Şirketlerdeki üst ve orta düzey yöneticilerin ise her 100’ünden sadece 19 tanesi kadın. Bu durum tahmin edebileceğiniz üzere sadece bize has değil; dünyanın dört bir yanından da bu istatistikleri derlesek yine benzer sonuçlara ulaşıyoruz. Bu gerçekler ortada apaçık dururken, tıpkı çevresel ve sosyal konularda olduğu gibi “yıkayıp yağlamaya” cinsiyet eşitliği gibi hayati bir meselenin alet edilmesine karşın elbette sesler yükseliyor ve genderwashing gibi tanımlamalar fark etmesek de işimizi kolaylaştırıyor.
YÖNETİM KURULU’NDAKİ KADIN SAYIMIZI %5 ARTIRDIK!
(Geriye kalan kadın çalışanlarla ilgili ne yaptılar, bilmiyoruz. Bir nevi seçici geçirgenlik.)
MEME KANSERİ FARKINDALIĞI İÇİN LOGOMUZA PEMBE KURDELE TAKTIK!
(Şirket kanserojen madde içeren bir şeyler satmıyorsa her şey yolunda.)
RENKLERİMİZLE GÜZELİZ, KAPSAYICI POLİTİKALARIMIZ VAR, FARKLILIKLARI BENİMSİYORUZ!
(LGBTIQ bireyleri işe almaları ihtimaller dâhilinde bile değil.)
KADIN DERNEKLERİNİ DESTEKLİYORUZ!
(Kadınların bir araya gelerek iş hayatında birbirlerini desteklemeleri için kurulmuş bazı “ağ”ları veya kadın mücadelesi-eşitlik temelli STK’ları desteklemek, şirketin gerçek politikalarına çok da takılmamamız için dünyanın her yerinde kullanışlı bir yöntem.)
GÜÇLÜ KADINLARI YANSITAN YENİ KOLEKSİYONUMUZ SATIŞTA!
(İş görüşmesinde “çocuk düşünüyor musunuz” diye soran şirketler ve kadın mücadelesini hak temelli olmaktan çıkartıp romantize etmeye bayılan çalışanlarıyla her şey daha da zor.)