“Türkiye gıda güvenliği riskinde Avrupa’da ilk sırada.”, “Türkiye, 2024’te pestisit nedeniyle Avrupa sınırından ürünleri en çok dönen ikinci ülke oldu.” “Greenpeace Türkiye’nin 28 Nisan’da yayımladığı ‘Pestisitler ve Çocuklar’ raporuna göre, İstanbul’da satılan sebze meyvelerde sağlığı tehdit edebilecek düzeyde pestisit kalıntısı tespit edildi.” “155 ürünün %61’inde çoklu pestisit kalıntısı bulundu.”
2024’ün en çok konuşulan konularından birisi olan pestisit krizi, ne yazık ki bu yılın kriz kontenjanına da en yukarıdan giriş yapıyor. Yukarıda gördükleriniz ise bu iki senenin manşetlerinden ufak bir derleme. Aslında uzun süredir gündemimizi meşgul etmesi gereken ama bir o kadar da kıyıda köşede kalmış “toksik” bir mesele bu. Peki pestisit tam olarak nedir? Çevreye verdiği zararlar ve bunlardan korunma yöntemleri nelerdir? Temiz gıdaya artık erişemeyecek miyiz? Yazımızda, bu soruların cevaplarını detaylıca ele aldık.
Pestisit: Temiz gıdanın önündeki en büyük engel
Pestisit, endüstriyel tarımda yetiştirilen ürünlere zarar verme potansiyeli olan bakteri, virüs ve haşereleri engellemek ve kontrol altında tutabilmek için kullanılan kimyasal maddelerdir (Daha önce “tarım ilacı” veya “bitkileri koruyan ürün” gibi isimlerle de karşınıza çıkmış olabilir). Sebze ve meyvelerin zarar görmeden yetişebilmesini sağlayan bu kimyasalın özünde faydalı bir işlevi olsa da uzun vadede ekolojik dengenin bozulmasına ve pek çok canlı türünün yok olmasına neden oluyor. Etkileri ne yazık ki yalnızca bununla da sınırlı değil. Gıda güvenliğini derinden sarsan ve dikkat çekilmesi gereken çok fazla nokta mevcut. Son zamanlarda çoğunlukla sebze ve meyvelerde bulunduğunu duyduğumuz bu kimyasal; İtalya, Belçika, Hollanda ve Almanya tarafından yapılan yakın zamanlı bildirimlerde, ülkemizden ihraç edilen kekik, buğday ekmeği, antep fıstığı, kurutulmuş nane, kuru incir, nohut unu hatta kahvede bile tespit edildi. Ne yazık ki tarım alanları dışında şehir hayatının birçok alanında da bu maddeye bir şekilde maruz kalıyoruz. Yediğimizde, içtiğimizde hatta nefesimizde bile onunla karşılaşma ihtimalimiz her geçen gün artıyor. Çevre ve insan sağlığı açısından büyük tehdit oluşturan pestisit, kullanıldığı alanlara göre farklı çeşitlerde karşımıza çıkıyor.
Pestisit çeşitleri nelerdir?
Pestisit kendi içinde farklı çeşitlere ayrılıyor:
Herbisit: Yabani otlar ve bitkiler için kullanılır.
İnsektisit: Böcek ve haşereler için kullanılır.
Bakterisit: Bakterilere karşı kullanılır.
Fungusit: Mantar sporları ve mantarların oluşumunu engellemek için kullanılır.
Rodentisit: Sıçan, fare gibi kemirgenleri önlemek için tercih edilir.
Larvisit: Tırtıl, kurtçuk gibi larvalara karşı kullanılır.
Akarisit: Akarlara karşı kullanılır.
Defoliant: Bitkilerin yapraklarını dökmesini kolaylaştırmak için kullanılır.
Mollusit: Yumuşakçalara karşı kullanılır.
Pestisit sağlığımızı nasıl etkiliyor?
Vücudumuza aldığımız pestisitlerin yoğunluğuna göre semptomlar değişkenlik gösterse de kısa vadeli etkiler arasında; mide ve bağırsak rahatsızlıkları, baş ağrısı, baş dönmesi, zihinsel bulanıklar, deri döküntüleri, alerjik reaksiyonlar ve solunum yolunda tahriş gibi durumlar yer alıyor. Pestisitlerin uzun vadede ise kanser gibi hastalıkların yanı sıra dermatit, üreme sisteminde sorunlar, nörodavranışsal bozuklukluklar ve astım gibi birçok sağlık problemine yol açtığı biliniyor. Hatta güncel çalışmalar maruz kalınan pestisitin nörolojik etkilerine dair birçok belge sunuyor. Bu etkiler; Parkinson, Alzheimer, hiperaktivite bozukluğu (DEHB), anksiyete, depresyon gibi çeşitli nörolojik rahatsızlıkları kapsıyor.
Yüksek dozda solunduğu, yutulduğu veya deri ve gözlerle temas ettiği durumda akut toksisiteye sebep olduğu, uzun süre maruz kalınması hâlinde ise kronik bir toksisiteye yol açabileceği de bilinenler arasında.
Greenpeace Türkiye’nin “Pestisitler ve Çocuklar” raporundaki, gıdalardaki pestisit kalıntılarının çocuk sağlığı ve gelişim süreçlerindeki olumsuz etkilerine dair yer verdiği veriler sorunun boyutlarına dair korkutucu bir tablo çiziyor. Raporda, son yıllarda çocuk sağlığında oluşturduğu tehdit açısından tartışmalara konu olan per- ve polifloroalkil maddeleri (PFAS) içeren pestisitlere dair bir literatür taraması yapılmış ve PFAS içeren pestisitlerin çocukların gelişimini bozucu özellikler taşıdığı tespit edilmiş. Ve araştırmalar, çocukların bu kimyasallara karşı yetişkinlere kıyasla daha hassas ve daha büyük bir risk altında olduklarını gösteriyor. PFAS’ın insan vücudunda ve çevrede zamanla birikmesi sonucu oldukça kalıcı bir hâle gelen bu bileşikler aynı zamanda sonsuz kimyasallar olarak da isimlendiriliyor. Bu maddeler de karaciğer, tiroid hastalıkları, obezite ve doğurganlık problemlerine yol açabiliyor.
Türkiye’deki güncel durum ne?
Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi 2024 verilerine göre geçtiğimiz sene pestisit sebebiyle en çok bildirim alan (Hindistan 167 bildirime, Türkiye ise 139 bildirime sahip) ikinci ülke Türkiye oldu. Pestisit kaynaklı bildirimlerin yaklaşık %57’sinin de ciddi riskli kategorisinde yer aldığı ve Avrupa sınırından çevrildiği raporda yer alan bilgiler arasında.
-Sınırdan en çok çevrilen ürünlerin başında biber ve limon var. 2024 boyunca Avrupa’ya gönderilmek istenen biberler 29 kez sınırdan çevrilirken onu 23 kez sınırdan çevrilen limon takip etti.
– Geçtiğimiz sene biber ve limon dışında greyfurt ve portakalda da “kloropirifos-metil” türünde pestisit tespit edildi.
Greenpeace Türkiye’nin “Pestisitler ve Çocuklar” raporu, krizin güncel durumuna dair önemli bilgiler de içeriyor. Rapora göre analiz edilen her üç gıdadan birinde mevzuata uygunsuzluk tespit edildi. Araştırmada, İstanbul’un beş zincir marketinden ve farklı semt pazarlarından alınan 14 tür sebze ve meyveye ait 155 ayrı örnek üzerinden gidildi. Analizlerin sonuçlarında ise örneklerin %61’inde birden fazla pestisit kalıntısına, %43’ünde en az bir PFAS’li pestisit kalıntısına, %31,6’sında ise hormonal sistem bozucu, nörolojik gelişim etkileyici ve kanserojen olduğu bilinen pestisitlere rastlandı. Pestisit kalıntısı limit aşımı ile yasaklı ya da ruhsatsız pestisit kullanımına ise en fazla; salamura yaprak (%80), yeşil sivri biber (%70), ıspanak (%67), kıvırcık marul (%40) armut (%40), üzümde (%40), golden elma ve starking elma (%30), dolmalık biber ve patlıcan örneklerinde (%20), domates (%13) portakal (%10), hıyar (%7) örneklerinde rastlandı.
Peki nasıl korunabiliriz?
Pestisit nefesimizde, yediğimizde, içtiğimizde ve daha birçok yerde olabilir. Hatta okul, park ve bahçelerde de yaygın kullanılan bu madde, çocuklarımızın da sağlığını büyük oranda tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, hiçbir nüfus kesiminin pestisitlere ve etkilerine karşı tamamen korunamayacağını belirtmiş olsa da olası etkileri minimize etmek adına belli başlı önlemler alabiliriz:
-Güvenilir organik üreticilerden, sertifikalı organik ürünler satın almaya özen gösterebiliriz.
-Kontakt etkiye sahip (yüzeyde kalan ve yıkamanın daha etkili olduğu kalıntılar) pestisitlerin etkisini azaltmak için meyve ve sebzelerin kabuklarını soymak ve özellikle çok katmanlı sebzelerin yapraklarını ayırmak etkili bir yöntem olacaktır.
– Güncel tartışmalara baktığımızda; sirke veya karbonatlı suyun meyve ve sebzelerin üzerindeki kalıntıları temizleyebileceği konusunda öne çıkan iki adet görüş mevcut. Bu iki yöntemin de yalnızca yüzeydeki belirli orandaki kalıntıları temizlemede etkili olduğunu söyleyebiliriz. Doğal bir asidik çözelti olan ve bazı bakterileri temizleme konusunda etkili sirkenin, büyük bir kısmı yağ bazlı olan pestisitleri çözmek konusunda ne yazık ki yeterince etkili olmadığı biliniyor. Yapılan son çalışmalara göre karbonatlı suyun ise pestisiti uzaklaştırmada daha etkili olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Ancak her iki uygulamanın da bitkinin dokusuna nüfuz eden kimyasallar üzerinde etkili olmadıklarını tekrar belirtmek gerekir.
-İyice yıkadıktan sonra temiz bir havlu kâğıt ile yıkadığımız besinleri kurutmalıyız.
-Patates ve karpuz gibi sert dış kabuğa sahip meyve ve sebzeleri de fırçalayarak gözeneklerinde biriken kalıntıları temizleyebiliriz.
Kaynaklar:
Pestisit
https://guvenlitarim.csgb.gov.tr/media/rb1p41v0/pestisit-uygulamalarinda-risk-y%C3%B6netimi-ve-%C3%B6nleyici-yakla%C5%9Fimlar_duygu-demirelli.pdf
https://mgadanismanlik.com.tr/blog/karbonat-ve-sirke-ile-sebze-ve-meyve-temizligi-pestisitleri-gercekten-yok-eder-mi-13