Bundan 16 sene önce, Kanadalı tasarımcı Ken Wallace, Dünya’nın imdat çağrısına kulak verdi ve ortaya şöyle bir fikir attı: “Fosil yakıt tüketimine 24 saat ara vereceğimiz bir gün olsa, iyi olmaz mı?”
Dünya meseleleriyle hemhâl olmayı başarmış o büyük kitleden bu çağrıya karşı ortak bir ses yükseldi: “Neden olmasın?”.
Ve oldu.
21 Eylül, “Dünya Sıfır Emisyon Günü” olarak kayıtlara geçti. Aradan geçen süreçte iş daha da büyüdü ve Sıfır Emisyon Günü, fosil yakıtları terk etmenin önemini ve karbon emisyonlarının zararının boyutunu 7’den 70’e anlatmayı misyon edinen dünya çapında bir harekete evrildi.
Sıfır Emisyon Günü; devletlere, toplumlara, şirketlere büyük sorular soruyor elbet. Fakat tek tek her birimize de soruları var. “Bir gününüzü araba kullanmadan geçirebilir misiniz?” gibi mesela. Sahiden, geçirebilir miyiz?
Bireysel olarak karbon salımına neden olduğumuz hareketlerimizi azaltmak ya da tamamen bırakmak adına biraz kafa yormalıyız galiba.
Bir gün için değil ama, her gün.
Buna en çok Dünya’nın ihtiyacı var.