Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası'nı ve Kullanım Şartları'nı kabul etmiş olursunuz.
Kabul Et
Mesele
  • 🔥 Trendler:
  • Toplum
  • Haber
  • İklim
  • Ekosistem
  • iklim krizi
Mail Bülten Kayıt
  • Anasayfa
  • İklim
  • Ekosistem
  • Enerji
  • Toplum
  • Teknoloji
  • Ekonomi Politik
Reading: Bir Kaybın Ayıbı: İmzasından İptaline İstanbul Sözleşmesi
MeseleMesele
Font ResizerAa
  • Ekosistem
  • Enerji
  • Ekonomi Politik
  • Teknoloji
  • İklim
  • İletişim
Arama yapın
  • Anasayfa
  • İklim
  • Ekosistem
  • Enerji
  • Toplum
  • Teknoloji
  • Ekonomi Politik

Okunması Gerekenler

dünya saati 2026

2026 Dünya Saati: 28 Mart, 20.30

tek kullanımlık plastik

Türkiye’de tek kullanımlık plastik devri kapanıyor

kadin erkek esiztsizligi

Türkiye’de kadın olmak: Rakamlar ne söylüyor?

Trans sporcu

Cinsiyet, beden ve spor: Trans sporcular üzerine

Bilim dünyasında pankreas kanseri için yeni bir çağ

Follow US
  • Araştırma
  • Haber
  • Röportaj
© 2025 Mesele - Gezegene dair hikâyeler.
Toplum

Bir Kaybın Ayıbı: İmzasından İptaline İstanbul Sözleşmesi

Mesele
Yazar Mesele
24/03/2025
10 Dakika Okuma
flipboard
Flipboard
Google News

Ev içi şiddet, kadının yanı sıra ailenin tüm bireylerini etkileyen bir olgu. Ev içi şiddet de dâhil olmak üzere kadınlara yönelik şiddet ise, insan haklarına yönelik ihlallerin, toplumsal cinsiyet temelli ve en ciddi biçimi olmasına rağmen, uzun yıllardır özellikle ülkemizde sessiz kalınan, taraflı bakılan ve geçiştirilen, kronikleşmiş bir sorun.

Bu içerikte neler var?
İstanbul Sözleşmesi Nedir?İstanbul Sözleşmesi Ne Zaman İmzalandı?Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden Neden Çekildi?İstanbul Sözleşmesi Nasıl Korur, Sayesinde Nasıl Önlemler Alınır?6284 Nedir?İstanbul Sözleşmesi 42. Madde Nedir?Kendisine Atfedilen Gerekçelere Karşılık İstanbul Sözleşmesi Aslında Ne Diyor?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki küresel çapta yaklaşık 736 milyon kadın, yetişkinlik dönemlerinde en az bir defa fiziksel şiddet deneyimi yaşamış durumda. Yaklaşık 640 milyon kadın ise kendi yakın çevrelerinden ya da geçmişte veya hâlâ birlikte oldukları erkekler tarafından şiddete maruz bırakılmış.

Sadece 2023 yılında, dünya çapında yaklaşık 51.100 yetişkin ve genç kadının hayatına, yakın partnerleri veya diğer aile üyeleri tarafından son verilmiş.

Tüm bu üzücü sonuçlara karşılık Avrupa Konseyi ise 90’lı yıllardan beri kadınları şiddetten korumak üzere aktif bir siyasi bir duruş sergilemeye devam ediyor. 2002 yılında kadınların şiddetten korunması konusunda, üye devletlere yönelik Tavsiye Kararı ile bir mihenk taşı koyan konsey, takip eden yıllarda namus suçları, kadın cinayetleri ve kadınlara tecavüz da dahil birçok kararın alınmasına öncülük ederek, Avrupa Konseyi Sözleşmesi hazırlanmasına destek vermiştir.

İstanbul Sözleşmesi Nedir?

Sokakta, televizyonda, sohbetlerde, sosyal medyada… Her yerde ve bugünlerde daha da sık duyduğunuz bu cümle, Temmuz 2020’de TBMM Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un, tahmin edemeyeceğimiz kadar çok kadınının, çocuğun ya da mağdur bireyin hayatını kurtaran İstanbul Sözleşmesi’nden “imzanın çekebileceğini” açıklamasının ardından, kamuoyunda en çok yankı bulan slogan oldu.

Peki nedir İstanbul Sözleşmesi, neden “yaşatır”?

İstanbul’da imzaya açılmasından ötürü kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak da bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, kadına yönelik şiddeti ile aile içi şiddeti önlemede temel standartları ve devletlerin yükümlülüklerini belirleyen bir insan hakları anlaşmasıdır.

İstanbul Sözleşmesi Ne Zaman İmzalandı?

11 Mayıs 2011 tarihinde, İstanbul’da gerçekleştirilen 121’inci Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısında “Bağlayıcı taahhütler ile etkin denetim mekanizmalarının önemine dikkat çeken, aynı zamanda ileriye yönelik hedefleri belirleyen “İstanbul Bildirisi”nin kabul edilmesi” olarak aktarılan sözleşmeyi, imzaya açıldığı aynı gün imzalayan ilk devlet Türkiye oldu. Türkiye haricinde 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanarak, imzacı ülkelerin 34’ünde onaylandı. Azerbaycan ve Rusya ise Avrupa Konseyi üyesi olmalarına rağmen sözleşmeyi imzalamayan ülkeler oldular.

Kategorideki benzer içeriklere göz atın

dünya saati 2026
2026 Dünya Saati: 28 Mart, 20.30
kadin erkek esiztsizligi
Türkiye’de kadın olmak: Rakamlar ne söylüyor?
Trans sporcu
Cinsiyet, beden ve spor: Trans sporcular üzerine

Türkiye yine, 20 Kasım 2011’de sözleşmeyi parlamentosunda onaylayan ilk ülke oldu ve İstanbul Sözleşmesi, 1 Ağustos 2014 yürürlüğe girdi. “Girmişti” de diyebiliriz.

Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden Neden Çekildi?

Heterenormatiflik yüzünden.

Yanlış okumadınız; Türkiye, kadınlara yönelik her türlü şiddeti ve ev içi şiddeti kınamak üzere, çocuk yaşta zorla evlendirme, sistematik tecavüz ve yaygın cinsel şiddet şeklinde vuku bulan ve kadınları etkileyen insan hakları ihlallerini, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin artması olasılığı dahil birçok sorunu kabul ederek imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nden, Türkiye’nin toplumsal ve ailevi değerleriyle bağdaşmayan eşcinselliğin, bir kesim tarafından normalleştirmeye çalışıldığı gerekçesiyle çekildi.

Türkiye’nin sözleşmeden çekilme kararı almasını bu nedene dayandırmıştır.

Sözleşme 10. yılını dolduramadan, cumhurbaşkanının 20 Mart 2021 gece yarısı saat 02.30’da imzaladığı kararname ile başlayan sürecin sonunda Türkiye, 1 Temmuz 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden resmen çekilen de ilk ve tek devlet oldu.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nde çekilme sürecini, krononolojik olarak buradan inceleyebilirsiniz.

İstanbul Sözleşmesi Nasıl Korur, Sayesinde Nasıl Önlemler Alınır?

İstanbul Sözleşmesi, yaş, cinsiyet, dil, dil, ırk fark etmeksizin şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi olan tüm kadınları ve kız çocuklarını korur. Evlilik anlaşması olmasına bakılmaksızın ev içi şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi olan kadınları aynı zamanda çocukları, yaşlıları, engellileri, göçmen ve mültecileri, LGBTİ+’ları… İstanbul Sözleşmesi aslında herkesi, ayrımcılık yapmadan korur. Evde eşin veya eski eşin, partnerin şiddetinden, iş yerinde patronun, sokakta tanımadığın bir erkeğin şiddetinden korur.

İstanbul Sözleşmesi’yle taraf devletler, bireysel veya toplu tüm şikâyet mekanizmalarının erişilebilir olmasını güvence altına alarak, şiddete maruz kalan bireylere acil, kısa ve uzun dönem uzman destekleri sağlar. Güvenli konaklama ve yeterli sayıda uygun ve kolay ulaşılabilir sığınağın hazırlanması için yasal ve diğer tedbirleri alır.

Ülke çağında kesintisiz (7/24) çalışan, ücretsiz telefon destek hattı hizmeti sağlamak üzere; kişilerin veya uzmanların yetkili makamlara veya örgütlere şiddeti bildirmesini teşvik etmek üzere gerekli tedbirleri alır.

Mağdurlara yönelik tıbbi-adli muayene ile travme desteği ve danışmanlık sağlamak için gerekli yeterli sayıda ve kolay ulaşılabilir merkezin kurulması adına gerekli yasal ve diğer tedbirleri alır.

Çocuk tanıklar için ise İstanbul Sözleşmesi, çocuk tanıkların haklarına ve ihtiyaçlarına gerekli özenin gösterilmesini sağlamak adına gerekli yasal ve diğer tedbirleri alır.

Bunun yanı sıra İstanbul Sözleşmesi sayesinde taraf devletler şiddeti önleme kapsamında da;

Şiddete karşı farkındalığın arttırılması adına sivil toplum kuruluşlarıyla kampanya ve programların düzenlenmesini teşvik eder ve yaygınlaştırılmasını güvence altına alır.

Kadın-erkek eşitliği, kalıplaştırılmamış toplumsal cinsiyet rolleri, kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişisel bütünlük hakkı meselelerinin resmi müfredat içerisine dâhil edilmesi için uygun olan durumlarda gerekli adımları atar.

6284 Nedir?

“6284’ü uygula!” sloganıyla zihnimizde yer eden, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 8 Mart 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda oy birliğiyle kabul edilerek, 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girdi.

Anayasanın 4320 sayılı Ailenin Korunması Dair Kanun’un yetersizliği nedeniyle hazırlanan 6284, sadece şiddete mağduru ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan evli kadınların değil; çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı takip mağduru olan evli olmayan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla düzenlenen bir kanun.

Bu kanunla yapılan iyileştirmeler arasında, şiddetin tanımı “Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış” olarak genişletilmiştir.

Aynı zamanda şiddet uygulayan kişi tanımı aile bireyinden “şiddet olarak tanımlanan tutum ve davranışları uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiler”e genişletilmiştir.

İstanbul Sözleşmesi sayesinde kanunlaşabilen, kadına yönelik şiddete yönelik koruyucu ve önleyici tedbir kararları içeren 6284’ün en önemli maddesi, mağdura koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaması ve önleyici tedbir kararının çok hızlı şekilde, geciktirilmeden verilmesidir.

İstanbul Sözleşmesi 42. Madde Nedir?

İstanbul Sözleşmesi 42. maddenin önemi, şiddet eylemini gerçekleştiren kişinin, şiddet eylemine gerekçe olarak, mağdurun, kültürel, dinî, toplumsal, geleneksel olarak kabul gören davranış normlarını ve âdetlerini ihlal ettiği iddiaları ile “namus” gibi gerekçeleri hükümsüz kılmasıdır.

42. madde, bu gerekçelerin kabul edilmemesini sağlamak veya –ülkemizde yaşı küçük olduğu için namus c*nayeti işleyen çok sayıda çocuk olduğu için- şiddet eylemini reşit olmayan bireyin gerçekleştirmesine tahrik etmeye çalışan kişilerin, cezai sorumluluğunun azalmaması için gereken yasal tedbirdir.

Kendisine Atfedilen Gerekçelere Karşılık İstanbul Sözleşmesi Aslında Ne Diyor?

İptal edilmesine rağmen İstanbul Sözleşmesi’ne karşın nefreti sönmeyen birçok kişi var. Günah keçisi ilan edilen sözleşmeye atfedilen gerekçelerin aslı nedir?

“’Ayrımcılık yapılmaması’ ve toplumsal cinsiyet eşitliği çatısı altında eşcinsellik legalleştirildi”

Aslında İstanbul Sözleşmesi’nin 4. maddesine göre;

“Taraf Devletler bu Sözleşme’nin hükümlerinin, özellikle de mağdurun haklarını korumaya yönelik tedbirlerin cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya siyasi olmayan görüş, ulusal veya sosyal köken, ulusal azınlık ile ilişkilenme, mülkiyet, soy, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, yaş, sağlık durumu, sakatlık, medeni hal, göçmen veya mülteci olma durumu ya da benzeri herhangi bir temelde ayrım gözetmeksizin uygulanmasını güvence altına alır.”

Sözleşme temelde bir insan hakları anlaşması olduğu için ayrım gözetmez.

“Sözleşme Avrupa’nın dayatmasıydı.”

Sözleşme Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmıştır ve Türkiye, Avrupa Konseyi’nin kurucu bir üyesidir.

“Sözleşme yüzünden şiddete ilişkin arabuluculuk kaldırıldı.”

İstanbul Sözleşmesi’nden bağımsız olarak, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 1. maddesinin 2. bendine göre aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.

Şiddete ilişkin arabuluculuk konusunun İstanbul Sözleşmesi ile bir bağı bulunmuyor.

“’Kadının beyanı esas’ diye diye erkekler evinden edildi, aileler parçalandı. Türkiye’nin aile değerlerine ters.”

Hâlen yürürlükte olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’nunun 8. maddesine göre; koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için delil veya belge aranmıyor. “Kadının beyanı esastır” demek, şiddete maruz kalma ihtimali olduğunu beyan eden kadının, delil aranmaksızın koruma sistemine dahil edilmesi anlamına geliyor. Yani; kadının beyanına göre hüküm değil, koruma tebdiri kararı veriliyor ve soruşturma başlıyor.

“Şiddeti önleyemedi.”

Verilere göre, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra ve 6284 sayılı kanun bile hâlen yürürlükte olmasına rağmen Türkiye’de, 2021 yılından beri boşanmak istediği, barışmayı, evlenmeyi veya ilişkiyi reddettiği için, sözde “namus” ve “tahrik” bahaneleriyle öldürülen kadın sayısı 1700’ün üzerinde.

İstanbul Sözleşmesi’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar:

https://rm.coe.int/1680462545
https://istanbulsozlesmesi.org/
https://teyit.org/dosya/istanbul-sozlesmesi-hakkindaki-dogrular-yanlislar

ETİKET:6284istanbul sözleşmesi
Önceki Yazı Gezegenimiz Alarm Veriyor: Sera Etkisi Nedir?
Sonraki Yazı Küresel karbon emisyonunun %2-3’ünün sorumlusu reklamlar

En Güncel İçerikler

dünya saati 2026

2026 Dünya Saati: 28 Mart, 20.30

tek kullanımlık plastik

Türkiye’de tek kullanımlık plastik devri kapanıyor

kadin erkek esiztsizligi

Türkiye’de kadın olmak: Rakamlar ne söylüyor?

Trans sporcu

Cinsiyet, beden ve spor: Trans sporcular üzerine

- Reklam -
Ad imageAd image

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Bilim dünyasında pankreas kanseri için yeni bir çağ

Dünyaca ünlü onkolog Dr. Mariano Barbacid liderliğinde yürütülen çalışma, en ölümcül kanser türlerinden biri olan…

2 Dakika Okuma

Toprağın görünmez kahramanları: 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı

BM’nin 2026 ilanıyla tarımda yeni bir dönem başlıyor: Kadın çiftçilerin önündeki engelleri kaldırmak neden küresel…

4 Dakika Okuma
orman yanginlari

2025’te en çok “orman yangını” haberi yapıldı

2025'te online platformlarda en çok haber olan olay, 3 milyon 294 bin 181 haberle “orman…

2 Dakika Okuma

İnsan ömrü 150 yıl olabilir mi?

Yapılan bilimsel çalışmalar, organların dayanıklılığı ve biyoteknolojik gelişmeler dikkate alındığında insan ömrünün 150 yıla kadar…

3 Dakika Okuma

Çevre aktivisti, bilim insanı, şempanzelerin annesi Jane Goodall hayatını kaybetti

Özellikle evrimsel biyoloji alanında çok büyük işlere imza atan çevre aktivisti ve bilim insanı Jane…

1 Dakika Okuma

“Yapay zekâ ile ders çalışmak” aramaları %170 arttı

Yapay zekâ artık öğrencilerin çalışma yöntemlerinde de zirveye oynuyor.

2 Dakika Okuma
Mesele

İnsanın, hayvanın, doğanın, kültürün, bilimin, eşitliğin, çeşitliliğin, tarihin ve teknolojinin Dünya’nın demirbaşları olduğu fikrini en tepeye koyarak “Gezegene dair hikâyeler” anlatan ve güncel haberleri derleyen bir platform.

  • Ekonomi Politik
  • Ekosistem
  • Enerji
  • İklim
  • Teknoloji
  • Toplum
  • Araştırma
  • Haber
  • Röportaj
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • KVKK