İnsanın, “dünyanın sadece kendisi için döndüğünü düşünmesi hastalığı” Sanayi Devrimi’nden beri devam ediyor. Ama artık doğa, isyan bayrağını açmış durumda.
Dünyadaki oksijenin %50-%70’ini denizler üretiyor ve bu başarının sac ayaklarından biri deniz çayırları. Oksijen üretiminde kusursuz işleyen bir fabrika gibi çalışan deniz çayırlarının memlekete ve gezegene faydası bununla da sınırlı değil. Karbon depolama kapasiteleri sayesinde iklim için mücadele ediyor, suyun filtrelenmesine yardımcı olarak su kalitesini artırıyor, deniz canlıları için güvenli bir üreme ve beslenme alanı sağlıyor ve dalgaların enerjisini emip kıyı erozyonlarını önlüyorlar.
Peki, canlıların yaşamsal faaliyetlerine bu denli yardımı dokunan deniz çayırlarına biz ne yapıyoruz? Ta ta ta tam. “Akdeniz’deki deniz çayırı habitatının %90’ı tahrip olmuş durumda”. Deniz çayırlarının oluşması ve gelişmesi çok uzun yıllar alıyor. Ve kötü haber, bilimsel çalışmalar gösteriyor ki, deniz çayırlarını, yapay bir yönteme başvurarak ekme yoluyla çoğaltma işlemi pek de başarılı sonuçlar vermiyor.
Deniz çayırlarını neler tehdit ediyor?
-İklim değişikliği etkisiyle deniz suyu sıcaklığının değişmesi,
-Deniz kirliliği,
-Kıyı tahribatı,
-Yapay plajlar, derinleştirme, marina ve liman inşaatı gibi turizm faaliyetleri,
-Teknelerin demirlemesi ve dip trol avcılığı,
-Balık çiftliklerindeki aşırı yemleme,
-Yabancı alg türleri ve yabancı otobur türlerin artması,
-Yazlık konut ve sitelerdeki mülk sahiplerinin yüzerken rahatsız oldukları gerekçesiyle bu bitki topluluklarını temizlemeleri.
Peki ne yapmalı?
-İklim değişikliği denilen gerçeği ciddiye alarak işe başlamalı,
-Dip trol avcılığı faaliyetlerine son verilmeli,
-Mapa/şamandıra sistemleri kurulmalı,
-Atık su arıtma sistemleri dahil deniz çöplerinin yönetimine özen gösterilmeli,
-İstilacı ve yabancı türlerin kontrolü sağlanmalı ve bunlarla mücadele için harekete geçmeli,
-Ekosistem restorasyonu eylemleri için harekete geçilmeli,
-Deniz çayırları alanları titizlikle izlenmeli,
-Düzenleme ve uygulama sistemleri devreye sokulmalı.