Yıllar boyu özgürce yaşadığınız dünyada popülasyonunuzun, farklı bir türün faaliyetleri sebebiyle önce tehlike altına girdiğini ve bir süre sonra hiç var olmadığını düşünün. Türünüze ait tek kanıtın, “eskiden ne çoklardı” diyebilmek için fotoğraf ve video kayıtlarından ibaret olduğunu… WWF’nin 2024 Yaşayan Gezegen Raporu, yaban hayatı popülasyonlarında 50 yıl içinde %73’lük bir düşüş gerçekleştiği bildirdi. Türleri yok olma tehlikesiyle de karşı karşıya bırakabilecek bu durum aynı zamanda ekosistemlerin varlığını da ciddi ölçüde tehdit edebilir.
Nesli tükenmekte olan türler nedir?
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’ne (IUCN) göre, doğal yaşam alanlarında popülasyonlarının ciddi oranda azalması, coğrafi dağılımlarının daralması veya üreme oranlarının düşmesi nedeniyle yakın gelecekte yüksek oranda yok olma riski bulunan türler, “nesli tükenme tehlikesi altındaki türler” olarak adlandırılıyor.
IUCN bu türleri bilimsel kriterlere göre derecelendirerek 3 tanesi “tehdit altında” olarak gruplanmak üzere 9 kategori altında sınıflandırmıştır:
Türkiye’de ve dünyada, “tehdit altındaki kategoriler” grubunda yer alan, birçok hayvan türü bulunuyor.
Kritik Tehlikede (Critically Endangered)
Bir türü “Kritik Tehlikede (CR)” olarak nitelendirebilmek için, gelecekteki 10 yıl içinde neslinin yok olma ihtimalinin %50 veya daha yüksek olması, 250 veya daha az sayıda yetişkin bireyin olması gibi kriterler bulunur.
Türkiye’de özellikle Akdeniz foku, nesli kritik tehlike altında olarak listelenen bir tür.
Tehlikede (Endangered)
Bir türü “Tehlikede (EN)” olarak nitelendirebilmek için, önümüzdeki 20 yıl içinde neslinin yok olma ihtimalinin %20 veya daha yüksek olması, 2500 veya daha az sayıda yetişkin bireyin olması, son 10 yılda %70 oranında nüfus azalması gibi kriterler bulunur.
Türkiye’de Saz kedisi, çizgili sırtlan (EN) kategorisinde bulunan türlerden.
Savunmasız (VU)
Bir türü “Hassas (VU)” olarak nitelendirebilmek için, vahşi doğada ciddi oranda yüksek bir yok olma riskinin olması gerekmektedir. Bu koda sahip türlerin, korunma çalışmaları açısından önceliklendirilmesi gerekmektedir.
Türkiye’de Kafkasya leoparı ve yaban keçisi savunmasız olarak kategorilen türler arasında bulunuyor.
Bir yaşam türü neden “tükenir”?
66 milyon yıl önce, astreoid çarpması sonucu, dramatik şekilde nesli tükenen dinozorları bir kenara koyduğumuzda, yaşam türlerinin yok olmasını iki başlıkta toplayabiliriz:
- Doğal nedenler: Deprem, heyelan, yanardağ patlamaları, tsunami doğal afetler, hastalıklar, istilacı türler
- İnsan faaliyetleri kaynaklı sebepler:
- Plansız tarım, plansız ağaç kesimi, madencilik, sanayileşme gibi faaliyetler sonucu habitatın bozulması
- Avcılık ve denetimsiz balıkçılık yapılması ile tekstil hammaddesi üretmek için türlerin kasıtsız öldürülmesiyle ortaya çıkan doğal kaynakların aşırı tüketimi
- Göç ve üremeyi doğrudan etkileyen iklim değişikliği
- Fosil yakıt üretimi ve kullanımından doğan kirlilik
Nesli tükenmekte olan türler için hiç umut yok mu?
Elbette var!
- Avrupa Konseyi’ne üye devletler tarafından, yaban hayatının korunması ve biyolojik dengenin devamlılığının sağlanması için imzalanan Bern Sözleşmesi
- Nesli tehlike altında olan hayvan ve bitki türlerinin ticareti karşı hazırlanan CITES Belgesi
- Sulak alanlar ve bu alanlara bağlı yaşamların korunması için hazırlanan UNESCO Ramsar Sözleşmesi
- Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı ve COP15’te kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi
- Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi ve COP21’de kabul edilen Paris Anlaşması
- Sudaki ve karadaki yaşamı da korumak adına belirlenen BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları gibi,
uluslararası düzeydeki konferans, taahhüt ve anlaşma ile yerel ve küresel birçok STK, ekosistemlerin dayanıklılığının artırılması, türlerin yok olma risklerinin azaltılması ve biyoçeşitliliğin korunması için birlikte hareket ediyor.
Nesli tükenmekte olan türlerle ilgili koruma programlarına bakıldığında, 2023 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 766 kızıl geyik, 556 ceylan, 447 yaban koyunu, 92 yaban keçisi, 82 alageyik ve 11 karaca doğa ile buluşturuldu. Bununla birlikte 639 tür ise koruma altında bulunuyor.
Bunun yanı sıra, her yıl mayıs ayının üçüncü cuma günü olarak belirlenen “Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar Günü” sayesinde, insanların tehlike altındaki yaşam türleriyle ilgili farkındalıklarının artırılması için Türkiye ve dünyada çalışmalar yapılıyor. Bu sene 5-18 Mayıs tarihleri arasında da Ankara Uluslararası Yaban Hayatı Belgesel Film Festivali de Türkiye’de düzenlenecek etkinliklerden biri.
Verilen her bilinçli karar ve atılan her küçük adım, başka bir tür için büyük bir umuda dönüşebilir. Çünkü türlerle kurduğumuz her bağ, hem gezegen hem de kendimiz için farklı bir iyileşme yolculuğudur.