İzmir tarihi ve kent kültürü ile tartışmasız ki hep çok özel. Peki bundan sonra çiğdeminin, gevreğininin, çöp şişinin ve midye dolmasının yanına neden bir de “rüzgâr”ını eklememiz gerektiğini konuşalım mı?
İzmir, Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün yaklaşık %20’sini tek başına karşılıyor. Türkiye’de de rüzgâr enerjisinin elektrik kurulu gücündeki payı yüzde 11’e yaklaştı. Toplam 47 ildeki santrallerden oluşan bu güce en çok desteği İzmir veriyor. İzmir’in kurulu gücü 1,75 bin megavat seviyesinde.
Peki İzmir bunu nasıl sağlıyor? Araştırmalar ve analizlerin söylediği şu: Bir yere rüzgâr enerjisi santralinin kurulması için gereken rüzgâr hızı 7 m/sn. İzmir’de “açık alan” diye geçen hemen her yerde rüzgâr bu hızda esiyor zaten. Yüksek yerlerde ise 8’leri buluyor ki bu da “mükemmel” sınıfına giriyor.
İzmir, rüzgâr enerjisi ekipman üretimiyle de öne çıkıyor. Dört rüzgâr türbini kanadı fabrikası, üç rüzgâr türbini kule fabrikası, jeneratör fabrikası ve Ar-Ge merkezine sahip dünyada başka bir şehir yok. Kentte üretim hacmi 700 milyon dolara ulaşırken üretimin %75’den fazlası ihraç ediliyor. İzmir’den Çin dışında dünyanın her bölgesine kanat gönderiliyor. Yaklaşık 22 yıldır süren kanat üretimi 6 bin kişinin üzerinde doğrudan istihdam sağlıyor.