Just Stop Oil eylemleri, fosil yakıtların kullanımını durdurmayı talep eden radikal bir çevre hareketi. Talepleri; hükümetlerin yeni petrol, gaz ve kömür projelerini onaylamayı bırakmaları ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması. Eylemleri… İşte orada biraz durmak lazım.
Yolları kapatma, sanat eserlerine zarar verme girişimleri ve spor etkinliklerine müdahale gibi ses getiren protestolar. Sonuç? Trafik kilit, kültür dünyası öfkeli, sporseverler kızgın. Öyle ki yüzlerce protestocu gözaltına alındı ve bazıları ciddi cezalar aldı. Hatta ölümle sonuçlanan durumlar bile yaşandı. Panama’da bakır madeni için yapılan yol kesme protestosunda iki iklim aktivisti, öfkeli bir sürücü tarafından öldürüldü.
Her ne kadar Just Stop Oil’in Van Gogh’un Ayçiçekleri tablosuna çorba fırlattığı eylem en çok ses getireni olsa da geçtiğimiz yıllarda birçok eylem gerçekleştirildi. Paris’teki Louvre Müzesi’nde bir aktivist yanında getirdiği pastayı Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosuna fırlattı. Sanatçı olduğu belirlenen kişi “Sanatçılar dünyayı önemsiyor, gezegeni düşün!” diye bağırdı. Ardından, Floransa’da, iklim aktivistleri ellerini Sandro Botticelli’nin Primavera tablosuna yapıştırarak fosil yakıt kullanımını protesto etti. Londra’da, Just Stop Oil aktivistleri kendilerini Van Gogh’un ve McCulloch’un eserlerine yapıştırarak yeni fosil yakıt projelerinin durdurulması çağrısında bulundu. Eylemler burada da bitmedi; Londra’da beş aktivist, Son Akşam Yemeği tablosunun çerçevesine ellerini yapıştırarak hükümeti geleceği karartmakla suçladı ve Yahuda’ya benzettiklerini açıkladılar.
Elbette iklim krizi büyük bir mesele, bunda hepimiz hep fikiriz. Fakat bunu yolları kapatıp tablolara zarar vererek anlatmaya çalışmak öyle herkesin kabul edebileceği bir eylem türü olmuyor. Just Stop Oil eylemleri genellikle radikal, hatta bazılarına göre “vandallık” olarak görülüyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esma İgüs, vandallık olarak nitelendirilen bu eylemlerin 20. yüzyılın başındaki avangart hareketlerden izler taşıdığını söylüyor. İgüs’e göre, sanat eserlerinin hayatla bağının koptuğunu savunan avangardlar gibi iklim aktivistleri de bu eserleri yeniden hayatın içine çekmek istiyorlar. Bir başka deyişle, durağanlaşmış ikonlara müdahale ederek toplumun dikkatini acil bir meseleyi görmeye zorluyorlar.
Just Stop Oil ve benzeri hareketlerin, sorunlara karşı farkındalık yaratma çabası her iki açıdan da karmaşık ve her iki açıdan da düşünmeye değer.